Kozmetik blogu
yazmaya başladığımda başıma neler geleceğini bilmiyordum doğrusu. Blog maceram BB krem araştırmak için
internete girmemle başladı. Eh benim gibi okumayı seven biri söz konusu olunca
geri dönmek imkansızdı. O blogtan bu bloga gezinip dururken bende yazmalıyım
dedim. İyi halt ettin diyorum şimdi kendime. Resmen blog müptelası oldum,
günümün yarısını blogları okuyarak geçiriyorum. Gözlerimin etrafında mor
halkalar oluştu bilgisayarla fazla haşır neşir olmaktan. Eh takmadım tabi. Ne
yaptım dersiniz. Dedim ben bir bloglardan bakayım. Hangi kapatıcı daha iyiymiş, hangi krem daha
etkiliymiş. Allahım ne oluyor bana bağımlı oluyorum galiba:)
Kozmetik blogu
yazmanın tek zararı gözlerime olsa keşke. Bir de durmadan içimde büyüyen benim
olmalı, benim olmalı diyen bir ses var. İndirimleri bekleyip o sesi tatmin
edeyim dedim olmadı ya. Hala bana sesleniyor “al, al, al” diyor durmadan. Sizde
duyuyor musunuz o sesi tek bana mı oluyor. Hiç gözü doymuyor içimdeki alışveriş
canavarının. Ama o kadar güzel ürünler var ki insan nasıl dayanır bilemiyorum.
Altı üstü bir BB krem alacaktım ben bu duruma nasıl geldim Allahım.
Kozmetik blogu
yazarı olarak da başlamadım üstelik. Kitap da yazacaktım ben. Hani nerde ömrünü
kitap okumaya adamış biri olarak, bir tanecik kitap yorumu yazmış olmam da
manidar değil midir? Sonuç: bu kozmetikler beni ele geçirdi. S.O.S
